LinkedIn Paylaş Facebook Paylaş Twitter Paylaş Sayfayı e-mail gönder Sayfanın çıktısını al

UFRS’lere uygun olarak mali tablo hazırlayanlara ve UFRS hakkında bilgi sahibi olan profesyonellere yönelik olarak hazırladığımız bu bölümde, UFRS’lere göre mali tablo hazırlanmasında dikkat edilecek konularla ilgili bazı ipuçları ile yönlendirici bilgilere değinilecektir. Bu bölümün amacı muhasebe uygulamaları ile ilgili gerekliliklerin tümünü kapsayan kapsamlı bir liste sunmak değildir. Amaç, uygulamada sık karşılaşılan ve yaygın olarak yanlış anlaşılmış olan bazı kalemleri ele almak ve en iyi uygulamayı seçmenize yardımcı olması açısından birkaç ipucu vermektir.

1. İpucu: Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler

Satış maliyetinin bugünkü değerinde, zamanın geçmesinden kaynaklanan bir artış, finansman maliyeti olarak kar veya zarar içerisinde gösterilir.
 
Satış amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırılan duran varlıklar (elden çıkarılacak varlık grupları), defter değeri ile satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değerinden düşük olanı ile ölçülür. Satışın bir yıldan uzun bir süre içerisinde gerçekleşmesi durumunda, işletme satış maliyetini bugünkü değerinden ölçer. Söz konusu bugünkü değerde yalnızca zamanın geçmesinden kaynaklanan bir artış olabilir ve UFRS 5’in 17. paragrafı bu tür artışların finansman maliyetleri olarak gösterilmesi gerektiğini belirtmektedir.

2. İpucu: Özkaynak Değişim Tablosunda Yer Alan Tüm Yedek Sınıflarının Tanımı

UMS 1, diğer bilgilerin yanı sıra, her bir yedeğin dönem başı ve dönem sonundaki defter değerinin mutabakatını gerektirir. UMS 1’in gerekliliklerin bir parçası olarak dahil edilen çoğu yedekler, genellikle bilinen ve açık başlıklara sahip olurken (örneğin; Maddi Duran Varlıkların yeniden değerlendirilmesi), işletmenin sermaye yönetim politikaları ya da geçmiş yıl karından ayrılan ve dağıtılmayan yerel yasal gereklilikler uyarınca oluşturulan yedekler gibi işletme tarafından gösterilen ve mali tablo kullanıcılarına yabancı olan çeşitli türde yedekler olabilmektedir. Bu tür yedeklerin varlığı durumunda, UMS 1’in 76 (b) paragrafı uyarınca, bu yedeklerin kullanımı ve kullanım amaçları ile ilgili ek açıklamaların dipnotlarda yapılması gerekmektedir.

3. İpucu: Henüz Uygulamaya Geçmemiş Muhasebe Standartlarının ve Yorumların Etkisi

UMS 8’in 30. ve 31. paragrafları, işletmelerin yayınlanmış fakat henüz yürürlüğe girmemiş olan yeni bir muhasebe standardı veya yorumu uygulamaması durumunda söz konusu durumu ve makul bir şekilde tahmin edilebilen gelecek dönemlere olan etkilerini açıklamalarını öngörmektedir.

Bu açıklamanın sağlanması sırasında işletmeler yalnızca yeni muhasebe standartlarını ve yorumlarını değil (örneğin: UFRS 8), aynı zamanda henüz yürürlükte olmayan, mevcut standartlardaki değişikliklerin (örneğin: yeniden düzenlenen UMS 23, yeniden düzenlenen UMS 27) etkilerini de göz önünde bulundurmalıdırlar. Göz önünde bulundurulması gereken mevcut standartlardaki değişiklikler, bir başka standardın çıkarılması sonucunda üzerinde önemli değişiklik yapılan standartları içermelidir.

Buna ek olarak, işletmeler genellikle bu yeni / değiştirilen muhasebe standartlarının uygulanmasının önemli bir etkisi olmayacağını açıklar. Buna karşın, işletmeler bu tür açıklamaları yeni / değiştirilen şartların muhasebe gerekliliklerini dikkatlice gözden geçirdikten sonra yapmalı ve bu açıklamaları geçerli belgeler yoluyla desteklemeleri gerekmektedir.
 
4. İpucu: Muhasebe Politikalarındaki Değişiklikler ile Hataların Etkilerinin Özkaynak DeğişimTablosu ve Muhasebeleştirilmiş Gelir ve Gider Tablosu’nda açıklanması.

“UMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerindeki Değişiklikler ve Hatalar” standardı bir işletmenin dönem içinde muhasebe politikasını değiştirmesi ya da bir hatayı muhasebeleştirmesi durumunda, gerekli açıklamaların işletmenin mali tablo notlarında yer almasını gerekli kılar. Ancak, işletmelerin, aşağıda yer alan 8. ipucunda belirtildiği üzere, UMS 1’in 96(d) paragrafındaki gereklilikler ile uyum sağlaması gereklidir. UMS 1’in 96(d) paragrafındaki gereklilikler ile ilgili dikkat edilmesi gereken iki önemli konu vardır: 

1. Söz konusu bilgiler özkaynak değişim tablosu / muhasebeleştirilmiş gelir ve gider tablosu’nda sunulmalı, ve

2. Her bir özkaynak unsuru için ayrı olarak sunulmalıdır.


5. İpucu: Özkaynak DeğişimTablosu ve Muhasebeleştirilmiş Gelir ve Gider Tablosu’na alt toplamların dahil edilmesi

UMS 1’in 96. paragrafında aşağıda belirtilenlerin işletmelerin mali tablolarında gösterilmesi zorunlu kılınmıştır:
(a) döneme ait kar/zarar,

(b) Diğer standartlar ve Yorumlar tarafından istenen,doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilen dönemin her bir gelir ve gider kalemi ile bu kalemlerin toplamları,

(c) ana şirket ortaklarına ve azınlık haklarına düşen toplam tutarları ayrı ayrı göstermek suretiyle dönemin toplam gelir ve gideri, ve

(d) özkaynakların her bölümü için, UMS 8’e göre muhasebeleştirilen muhasebe politikalarındaki değişiklerin ve düzeltilen hataların etkileri.

Yukarıdaki (b) maddesinde belirtildiği şekilde, işletmelerin doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilen her bir gelir ve gider kalemlerinin alt toplam tutarlarını sunmaları gerekmektedir. ‘Doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilen Net gelir/(gider)’ olarak ifade edilen bu alt toplam tutarı, özkaynak değişim tablosu veya muhasebeleştirilmiş gelir ve gider tablosu’nda ayrı bir kalem olarak gösterilmelidir.
   
Ayrıca, yukarıdaki (c) maddesi uyarınca, ‘doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilen Net gelir/(gider)’ ile dönem karının/(zararının) toplamını gösteren ‘ Döneme ait muhasebeleştirilen toplam gelir ve gider’ alt toplam tutarının da gösterimi yapılmalıdır.


6. İpucu: “Kısa vadeli” ve “Uzun vadeli” sınıflandırması

Şirketler dönen ve duran varlıkları ile kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerini bilançoda ayrı ayrı sınıflandırarak sunmalıdırlar. UMS 1’de yer alan kısa vadeli borçlar ifadesi işletmenin borcunu bilanço gününden sonra en az on iki ay içinde ödemesini erteleyecek koşulsuz bir hakkının olmadığı durumları kapsar. Bu tanım doğrultusunda, işletmenin borcun bilanço tarihinden itibaren on iki ay içinde ödenmesini beklemediği durumlarda dahi, ödemeyi ertelemeye dair koşulsuz bir hakkının olmadığı durumlarda bir yükümlülüğü uzun vadeli olarak sınıflandırmak doğru olmayacaktır. Örneğin; çalışanların gerekli hizmet süresini tamamlaması sonrasında izin hakkını elde etmesi ve iznin çalışanın izne çıkışına göre ödenmesi durumunda izin karşılığı,işletme geçmişte hak edilmiş izinlerin tümünün bilanço tarihinden itibaren on iki ay içinde kullanılmadığını kayıtları ile gösterse dahi, kısa vadeli olarak sınıflandırılmalıdır. 
 
7. İpucu: Bilançoda vergi olarak gösterilen kalemler

UMS 1 (2003)’in 68. paragrafı uyarınca cari dönem vergisi ile ilgili varlıklar/borçlar ve ertelenen vergi borçları/varlıkları bilançoda gösterilmelidir. Ancak, bu kalemlerde gösterilen vergilerin sadece “UMS 12 Gelir Vergileri” standardının kapsamına giren vergiler olması gerekmektedir. Buna bağlı olarak, örneğin ücretler üzerinden alınan gelir vergisi ve KDV gibi vergilerin bilançodaki bu hesap kalemlerinin içinde yer almaması gereklidir.

8. İpucu: Ertelenmiş vergilerin sınıflandırılması

UMS 1’in 70. paragrafı uyarınca, ertelenmiş vergi varlıkları ve borçları daima uzun vadeli olarak sınıflandırılmalıdır. Ertelenmiş vergi varlıkları ve borçları ile ilgili geçici farkların on iki ay içinde gerçekleşmesinin beklendiği durumlarda ya da ertelenmiş vergilerle ilişkili ilgili varlık ve borçların kısa vadeli olarak sınıflandırıldığı durumlarda bile söz konusu sınıflandırma bu şekilde yapılır. Ertelenmiş vergilerin uzun vadeli olarak sınıflandırılması gerekliliği U.S. GAAP’de ki uygulamadan farklıdır. U.S. GAAP kapsamında ertelenmiş vergiler ilgili varlık ya da borcun sınıflandırılmasına dayanarak ya kısa vadeli ya da uzun vadeli olarak sınıflandırılır. Finansal raporlama açısından ertelenmiş vergi varlığının ya da borcunun herhangi bir varlık ya da borç ile ilişkili olmaması durumunda (örneğin; gelecek dönemlere taşınan vergi zararı), ertelenmiş vergi varlığı ya da borcu geçici farkların beklenen iptal tarihine göre sınıflandırılır.

9. İpucu: Türev Araçlarının sınıflandırılması

UMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçüm standardı uyarınca finansal riskten korunma ilişkisiyle ilgili olmayan türev araçları alım-satım amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırılmalıdır. Bununla birlikte, UMS 39 kapsamında alım satım amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırılması bu tür türevlerin bilançoda doğrudan ‘kısa vadeli’ olarak sınıflandırmasını gerektirmez. UMS 1’in 56-62. paragraflarında kısa vadeli ya da uzun vadeli sınıflandırmalar ile ilgili olarak belirtilen yol gösterici bilgilerin doğrultusunda sınıflandırmanın belirlenmesi gerekmektedir. 

10.İpucu: Giderlerin niteliklerine ya da fonksiyonlarına göre gösterimi

Bir işletme niteliklerine ya da fonksiyonlarına göre sınıflandırdığı giderlerin bir analizini sunmalıdır ve bu sunum ya gelir tablosunda ya da notlarda yer almalıdır. Bir gider kaleminin “niteliğine” ya da “fonksiyonuna” göre sınıflandırılmasının belirlenmesinde belirli düzeyde bir karar mekanizmasına ihtiyaç vardır. Bununla beraber gider analizlerinde karma bir yaklaşımın benimsenmesi uygun olmayacaktır, giderlerin “satılan malların maliyeti”ne göre ayrılması (fonksiyona göre olan bir sınıflandırma örneği) ve “çalışanlara sağlanan faydaların maliyeti”ne göre mali tablolarda gösterilmesi (niteliğine göre olan bir sınıflandırma örneği) örneğinde de olduğu gibi.

11.İpucu: Gelire karşı Hasılat ( Revenue vs Gain)

IASB tarafından kabul edilen Kavramsal Çerçeve’de “gelir ifadesi hem hasılatı hem de kazançları kapsamaktadır”.

Hasılat; işletmenin olağan faaliyetleri neticesinde ortaya çıkar ve satış, ücret, faiz, temettü, lisans ücreti ve kira gibi çeşitli adlar taşır. Kazançlar gelir tanımına giren diğer kalemleri belirtir. Bunlar işletmenin olağan faaliyetlerinden doğabildiği gibi olağan olmayan faaliyetlerinden de ortaya çıkabilir. Bir fabrika ya da tesisin elden çıkarılmasıyla sonuçlanan ya da türev araçların gerçeğe uygun değerlendirilmesi sonucu elde edilen kazanımlar gibi olan kazançlar gelir tanımına uyan ancak işletmenin olağan faaliyetleri sırasında ortaya çıkması olası olmayan diğer kalemleri yansıtır. Tüm hasılat kalemlerinin “gelir” olarak ifade edilmesi karşısında tüm gelir kalemlerinin “hasılat” olarak ifade edilmemesi gelir ile kazanç arasındaki farkı belirtir. Bu nedenle, UFRS’ye göre hazırlanan mali tablolarda “hasılat” ifadesi kullanılırken, bu tür kalemlerin gerçekte işletmenizin olağan faaliyetleri sırasında ortaya çıkıp, çıkmadığına dikkat edilmelidir. Satışlar, ücretler, faizler, temettü payları, isim hakları ve kira gibi olan tutarların her zaman hasılat kapsamına dahil edildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

12.İpucu: Banka hesaplarının nakit akım tablolarında “nakit benzerleri” olarak sınıflandırılması
 
Nakit yönetimi uygulamaları ile bankacılık düzenlemelerinin işletmeler ve ülkelere göre değişiklik gösterdiği UMS 7’nin 46. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre bu tür uygulamalar göz önüne alındığında (-) bakiye veren kredili mevduat hesapları işletmenin nakit yönetimi uygulamalarının değişmez bir parçasını oluşturacağından bu hesapların nakit akım tablolarında “nakit benzerleri” adı altında gösterilmesi uygun olacaktır. Bir işletmenin (-) bakiye veren kredili mevduat hesaplarını nakit akım tablosunda “nakit benzerleri” olarak sunması durumunda dahi bu banka hesaplarının bilançoda yükümlülük olarak sınıflandırdığını (örneğin; borçlar) ve nakit akım tablosunda nakit ve nakit benzerlerine dahil edilen tutarların mutabakatının yapılmasının gerekli olduğunu gözlemlemekteyiz. (-) bakiye veren kredili mevduat hesaplarının yukarıda ifade edildiği gibi nakit akım tablolarında “nakit benzerleri” olarak sunumu U.S. GAAP’de farklıdır. U.S. GAAP’ye göre (-) bakiye veren kredili mevduat hesapları nakit hesaplardan mahsup edilemez ve (-) bakiye veren kredili mevduat hesapları hareketleri finansal bir faaliyet olarak sunulmalıdır.





 



Gündem

Bilgi Sistemleri Denetimi ve Etkileri 

Bankacılıkta BDDK düzenlemeleri ile uygulaması başlayan Bilgi Sistemleri Denetimi, bağımsız denetim kuruluşları, bankaların iç denetim ve bilgi teknolojisi birimleri ile diğer operasyonel birimleri için yeni bir dönemi başlatmıştır. 

Konuya ilişkin gelişmeleri Denetimnet sayfalarımızdan izleyebilirsiniz.

Hızlı Menü: Ekle  | Çıkar
Görüşleriniz